Futbol İstatistikleri Işığında Futbolcu Değerlendirmeleri ve Kitap Severler İçin Öneriler / Mart 2022

Futbol İstatistikleri Işığında Futbolcu Değerlendirmeleri ve Kitap Severler İçin Öneriler / Mart 2022

Futbol İstatistikleri Işığında Futbolcu Değerlendirmeleri ve Kitap Severler İçin Öneriler

Beşiktaş Gelişim Grubu’nun saygıdeğer üyeleri, hepinize merhaba.

Mart ayı ile artık yazılarım sizlerle birlikte olacak; naçizane bazı kitap ve futbolcu önerilerinde bulunmaya çalışacağım. Bana hobilerim doğrultusunda yazma fırsatını tanıyan, başta Alper Kul ve diğer tüm Beşiktaş Gelişim Grubu Yürütme Kurulu Üyeleri olmak üzere, tüm üyelerimize teşekkür ederim.

Yazının asıl kısmına geçmeden önce bu ve bundan sonraki aylarda yer alacak yazılarımla ilgili kısa bir bilgilendirme yapmak isterim. Yazılarımda bundan sonra Beşiktaş’ta forma giyebileceğine inandığım bonservissiz ve/veya genç ve/veya gelecek vadeden 4 oyuncuyu inceleyecek ve sizlere tanıtacağım. Ek olarak her ay kitap okumak ile derdi olan üyelerimize özel olarak içerisinde Beşiktaş veya Beşiktaş’a adanmış hayatlar geçen bir kitabın sizlere ön izlemesini sunacağım.

Öyleyse haydi başlayalım…

Mercek tutacağımız ilk isim THOMAS STRAKOSHA.

Elbette kalemizde harika bir “wonderkid” var ve Ersin Destanoğlu gerçekten bu sezon, geçen sezondan daha üstün ve daha özgüvenli bir performans sergiliyor fakat yine de Ersin’in yaşı ve sergilediği performans gereği taliplerinin olduğu, olacağı ve bu sezon sonunda Beşiktaş’ın kapısını Avrupalı kulüplerin büyük istekle çalacakları çok muhtemel. Yönetim Ersin’in satışına onay verir mi vermez mi bilinmez fakat beklentilerini karşılayacak veya beklentilerinin üzerinde bir teklifle karşılaştıklarında, maalesef Beşiktaş’ın içerisinde bulunduğu mali durumdan ötürü, hayır diyebileceklerini pek sanmıyorum. Deneyimli kalecimiz Mert Günok’un Başakşehir Futbol Kulübü’ndeki son döneminden beridir kalesinde düşük performans sergilemesi ve bu sezon Fatih Karagümrük’e kiralanan diğer bir genç kalecimiz Utku Yuvakuran’ın istenen performans seviyesine bir türlü çıkamaması, Ersin’in olası bir Avrupa transferi sonrası Beşiktaş’ı kaleci anlamında biraz zora sokacaktır. Bu nedenle sezon sonu Lazio ile sözleşmesi bitecek Arnavut kaleci Thomas Strakosha kale için önemli bir isim haline gelebilir.

Bu sezon hâlihazırda Lazio’da 10’u Serie A, 6’sı UEFA Avrupa Ligi’nde olmak üzere 16 resmi maça çıkan Thomas Strakosha,  son 2 sezonda oynadığı maç sayısında ve performansında düşüş olsa da hala 7 milyon avro piyasa değeri olan çok önemli bir kaleci. Kariyeri boyunca yaklaşık 250 resmi maça çıkan ve bu maçlarda toplamda 286 gol yiyip, 77 maçta ise kalesini gole kapatan 27 yaşındaki Arnavut kaleci; 151 kez Serie A gibi zorlu bir ligde, 17 kez İtalya Kupası’nda, 24 kez UEFA Avrupa Ligi’nde ve 1 kez de Şampiyonlar Ligi’nde forma giymiştir. Arnavut Milli Takımı’nın ise U17, U19 ve U21 gibi tüm alt yaş kategorilerinde forma giyen Atina doğumlu Strakosha, ilk kez 24 Mart 2017’de (22 yaşında) formasını giydiği Arnavutluk A Milli Takımı’nda 18 resmi karşılaşmaya çıkmış; kalesinde 24 gol görmüş, 7 maçta ise kalesini gole kapatmıştır. Kariyerinde 2 İtalya Kupası ve 2 İtalya Süper Kupası Şampiyonluğu bulunan Thomas Strakosha’nın, Yunanistan doğumlu bir Arnavut olduğu düşünüldüğünde ülkemize kolayca ve kısa sürede uyum sağlayabileceği ve boğazın Avrupa yakasında kendisini evindeymiş gibi hissedebileceği aşikârdır.

İnceleyeceğimiz ikinci isim genç yaştan itibaren ülkemizde ve Avrupa’da birçok takımın ilgisini çeken ve kendisine bugüne dek yaklaşık 12.5 milyon avro bonservis bedeli ödenmiş bir stoper: MERT ÇETİN.

1997 Ankara doğumlu Mert Çetin futbola Gençlerbirliği altyapısında başlamış ve 2019 yazında Gençlerbirliği’nden sansasyonel bir şekilde İtalyan devi Roma’ya, 4.3 milyon avro bonservisle transfer olmuştur. Bu süreçte Şenol Güneş yönetimindeki A Milli Takım’a da çağrılan Mert, milli formayı sadece Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde Andorra ile oynanan karşılaşmada ve Hırvatistan ile oynanan dostluk maçında giymiştir. Transfer olduğu sezonda Roma’da yalnızca 6 maçta görev alıp 255 dakika sahada kalabilen Mert, 2020 yazında Hellas Verona’ya kiralanmış ve 6 Serie A ile 1 İtalya Kupası karşılaşmasında görev almıştır. 2021 yazında 8 milyon avro bonservis bedeli ile Roma’dan Verona’nın yolunu tutan 1.89’luk stoper, ligde sadece Salernitana ve Spezia maçlarında 45 dakika, İtalya Kupası’ndaki Empoli maçında ise 90 dakika görev almasının ardından bu sezonun devre arasında ülkemiz ekiplerinden Kayserispor’a kiralanmıştır. Sezon sonu serbest kalacak olan Mert, Kayserispor ile 5 maçta 90 dakika görev alıp 1 gol kaydetmiş, kariyerinde ise toplam 83 resmi maça çıkıp 3 gol atarken, 15 sarı kart, 1 de kırmızı kart görmüştür. Uzun süredir maç temposunu yitirmiş olan Mert’in bu sezonun geri kalanında Kayserispor’da (tıpkı Gedson Fernandes’in Rize’de olduğu gibi) maç temposunu yeniden yakalayacağını ve Süper Lig’de kendisini yeniden ispatlayacağını düşünmekteyim.

Beşiktaş tribünlerinden birçok futbolcu için dökülen sevgi sözcükleri, yapılan tezahüratlar ve yazılan besteler gelmiş geçmiştir. Taraftarımız Sarı Fırtına Metin Tekin’e de adamın akıllısı Deli İbrahim’e de Fransa’da doğan Beşiktaşlı olan Pascal Nouma’ya da Demba Ba’ya da birçok şarkı ve tezahürat bestelemiştir. Fakat hiçbir futbolcunun adı Ricardo Quaresma’nınki kadar aşkla, coşkuyla ve tutkuyla haykırılmamıştır bu tribünlerde. Şu an bile hepimizin kulağında çınlıyordur “QUAREEEEESSSMA, QUAREEEEESSSMA, OLEY OLEY OLEY!” tezahüratı. 2019 yazında ayağının dışı canımızın içi Quaresma’yı, nam-ı değer Q7’yi, Kasımpaşa formasıyla gördüğümde Pancu’yu Bursaspor, İlhan Mansız’ı Ankaragücü, Bobo’yu Kayserispor ve Alanyaspor, Demba Ba’yı ise Göztepe ve Başakşehir formasıyla gördüğümdeki kadar üzülmüştüm. Fakat hayat böyle; kimi sevdiysek gitti. Sonra 7 numaralı Beşiktaş formasının bir daha herhangi bir futbolcuya bu denli yakışmayacağını düşünmüştüm ki; sonra zaten Lens, Gökhan Töre, N’Koudou gibi maalesef performansıyla hak etmeyen isimler giydi hep bu formayı. Fakat öyle bir isim var ki, hem tekniğiyle hem yetenekleriyle hem de sahip olduğu karizmasıyla 7 numarayı sırtına geçirip sahaya çıktığında kendisine şarkılar, tezahüratlar bestelenen yeni Quaresmamız olabilir. Kim mi bu isim? Tabii ki CRISTIAN PAVON!

Kariyerinde CA Talleres, Boca Juniors, CA Colon ve Los Angeles Galaxy formaları giyen 1996 doğumlu Pavon, toplamda 218 resmi maça çıkmış ve bu maçlarda 16.476 dakika süre alırken 54 gol atıp, 51 asist yapmıştır. Arjantin Milli Takımı’nın U17 ve U20 alt yaş kategorilerinden itibaren formasını giyen yetenekli futbolcu, Arjantin A Milli Takımı ile de 3’ü 2016 Olimpiyatları ve 4’ü 2018 Dünya Kupası olmak üzere 14 kez sahaya çıkmış, 2 asist kaydetmiştir. Orta sahanın sağ ve sol kanadında, forvet hattının ise her yerinde oynayabilen Cristian Pavon, tıpkı Beşiktaş’ta halefi olabileceğini düşündüğüm Ricardo Quaresma gibi, kendisini en çok üçlü forvet hattının sağında iyi hissediyor. Sağ forvet olarak çıktığı 95 maçta 27 gol atıp, 31 asist yapan Pavon, ters ayakla oynadığı sol forvet mevkiinde ise 60 maçta 21 gol atıp, 12 asist yapmıştır. Kariyerinde Boca Juniors ile 2015, 2017 ve 2018’de Arjantin Ligi Şampiyonluğu ve 2020’de Arjantin Kupası Şampiyonluğu yaşayan Cristian Pavon’un Haziran 2022’de Boca Juniors ile olan 4 senelik sözleşmesi sona eriyor ve gelmesi halinde şimdiden kulaklarımda coşku ve tutkuyla “OOOOOLEEEYYY CRISTIAN PAVON OOOOOLEEEYYY!” tezahüratını duyabiliyorum.

Beşiktaş tarihine Metin-Ali-Feyyaz, Ferdinand, Amokachi, İlhan Mansız, Ahmet Dursun, Pancu, Bobo, Carew, Demba Ba, Cenk Tosun, Mario Gomez ve Aboubakar gibi birçok yerli ve yabancı golcü damgasını vurmuştur ve taraftarın sevgilisi olmuştur. Fakat tıpkı Ricardo Quaresma’da olduğu gibi, bir isim vardır ki tribünler onu hep farklı görmüş, çok istemiş ve her daim sahiplenmiştir. Birçok maçta onun ismini haykırmışlar, dönemin yönetimine oldukça baskı yapmışlardır; hem de bu isme kanser teşhisi konmuşken ve futbol oynayıp oynayamayacağı belli değilken! Hepiniz biliyorsunuz bu ismi: Pascal Nouma! Beşiktaş tribünlerinin sahalara döndürdüğü ve kanseri yenmesini sağladığı o haylaz çocuk. Hırçınlığıyla, coşkusuyla, isyanıyla tribünlerin sahada vücut bulmuş hali. O kadar bizimle özdeşleşmiş bir isim ki Nouma, uzun yıllardır ülkemizde yaşıyor ve hala Beşiktaş tribünleri sahada çabalayan, ısıran, isyan eden bir isim gördüklerinde “Şuna bak be! Nouma gibi!” diyebiliyor. Şu an ise ligimizde forma giyen öyle bir isim var ki, hem topa karşı hırçınlığı hem de yetenekleriyle Beşiktaş’a olası bir transferinde tribünlere “Fransa’da doğdu, Beşiktaşlı oldu. Helal olsun sana Pascal Nouma!” tezahüratını revize ettirebilir. Evet, inceleyeceğimiz son isim bu sezon ligimizde aldığı süre ve oynadığı maç başına en çok gol atan isim olan UMUT BOZOK!

1996 Fransa doğumlu, 1,78 boyundaki santrafor futbola Etoile Naborienne takımında başlamış ve sırasıyla Fransa’da Metz B, Atletico Marseille, Nimes, Lorient ve Troyes formaları giymiştir. Bu takımlarla 140 maçta sahaya çıkan ve 8.377 dakika süre alan Umut Bozok 51 gol atıp 10 asist kaydetmiştir. 2017-2018 sezonunda Ligue 2’de Nimes forması ile 24 gol atarak gol kralı olan Umut, 2019 yazında 1.5 milyon avro bedelle Ligue 1 temsilcisi Lorient’e transfer olmuştur ve oyuncunun bonservisi hala Fransız takımında bulunmaktadır. Lorient’te çıktığı 25 maçta sadece 4 gol, 2 asist üretebilen Bozok geçen sezon Troyes’e, bu sezon da Kasımpaşa’ya kiralanmıştır. Troyes’te geçen sezon 16 maçta 1 gol, 1 asist üreten Umut, özellikle Mircea Lucescu dönemindeki yapılanmada dönem dönem A Milli Takım’ın da gündemine gelmiş fakat henüz A Milli Takım formasını giyememiştir. Milli Takım ile U17, U18 ve U21 alt yaş kategorilerinde 11 kez sahaya çıkan genç forvet toplamda 6 gollük bir katkı vermiştir. Kasımpaşa’da ise bu sezon 26’sı lig, 3’ü kupa olmak üzere 29 maçta sahne alıp 12 gol, 6 asist kaydeden Umut, ligde rüştünü daha ilk sezonundan ispat etmiş ve sezon sonu serbest statüde de olacağı için yeniden dikkatleri üzerine çekmiştir. En başta da dediğim gibi, Fransa’da doğup büyüyen bir gurbetçi olmasından ve güncel performansının etkileyiciliğinden ötürü, yönetim ile tribünler birlikte hareket eder ve istekli olurlarsa bu çocuk “Fransa’da doğan ve Beşiktaşlı olan” yeni ve yerli Pascal Noumamız olabilir.

 

SÜLEYMAN SEBA ESKİ DOSTLAR, ANILAR (Faik Gürses, Gürel Yurttaş)

Süleyman Seba’nın doğumundan okul günlerine, tarihi ABD seyahatinden futbola vedasına, genel kaptanlık yıllarından başkanlığına dek hayatındaki birçok önemli dönemecin anlatıldığı 392 sayfalık bu özel eserin yazarlığı ve yayın hakları Faik Gürses ve Gürel Yurttaş’a, yayın koordinatörlüğü Suat Nazaroğlu’na, tasarımı Nevzat Albayrak’a, kapak fotoğrafı ise Necat Nazaroğlu’na aittir. Süleyman Seba’nın ezeli rekabetteki dostları Abdullah Kiğılı’dan Mehmet Ali Yılmaz’a, Ali Şen’den Faruk Süren’e; Beşiktaş’ta birlikte çalıştığı Latif Ayaz’dan Gordon Milne’ye; evlatları Metin-Ali-Feyyaz’dan Şifo Mehmet’e; duayen gazeteci Hıncal Uluç’tan duayen muhabir Ömer Güvenç’e ve tabii ki olmazsa olmaz kadim dostu Rahmi Koç’a dek birçok eski dostunun anılarını paylaştığı bu güzel eser ilk basım yılı olan 2018’den beridir Kartal Yuvası mağazalarından ve internet sitesinden temin edilebilmektedir.

Ben bu derleme anı kitabını okuduğumda oldukça etkilenmiştim. Hem kitabın girişindeki başkana sesleniş kısmı hem de İslam Çupi’nin yazısı kitabın içerisine girmeden okuyucuya “Kendine çeki düzen ver. Bu kitapta çok önemli, saygın, beyefendi ve kıymetli bir adamın hayatını okuyacaksın.” demek istiyor ve seni dikkate davet ediyor. Her bir anıyı soluksuz okuyan ve tanıdığım, bildiğim simaların sayın başkan ile ilişkilerine ilgi ve dikkatle yaklaşan bir Beşiktaşlı olarak en çok kitabın isminin tercih edilme sebebi etkiledi beni. Bilindiği üzere Süleyman Seba’nın en sevdiği ve birçok dost meclisinde özel olarak çalınmasını istediği şarkının adıdır “Eski Dostlar”. Bu kitaba bu nedenle “Eski Dostlar, Anılar” adı verilmiştir; çünkü Süleyman Seba’ya eski dostları “Seni unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız ey başkan!” demek istemiştir. Okuduktan sonra ben de aynı sözü verdim kendimce başkana. Hem iyi insan olma hem iyi Beşiktaşlı olma hem de iyi insanlar ve iyi Beşiktaşlılar yetiştirebilme konusunda başkanın her bir lafı, duruşu, yaptıkları, prensipleri ve ilkeleri bana ve biz Beşiktaş ailesine daima ışık tutacağı kanaatindeyim.

Onursal Başkanımız Süleyman Seba’nın tabiriyle hem iyi insan hem iyi Beşiktaşlı olan siz saygıdeğer Beşiktaş Gelişim Grubu üyeleri “Süleyman Seba Eski Dostlar, Anılar” kitabını mutlaka temin etmenizi ve okuduktan sonra gelecek nesillerimizin de faydalanabilmesi için mutlaka kütüphanelerinizde dikkatle saklamanızı öneririm. Onun bize bıraktığı vasiyete uyarak Beşiktaş’ı üzmeyelim, üzmelerine de izin vermeyelim.

Uğur KARAHAN, Mart 2022

Beşiktaş Gelişim Grubu & Beşiktaş Genel Kurul Üyesi (BJK Üye No: 33837)

 

Uğur Karahan Kimdir?

18 Mart 1994 Kayseri doğumludur. İlk ve ortaokul eğitimini Kayseri’de, lise eğitimini İzmir’de tamamlamıştır. Ailesi hala İzmir’de yaşamaktadır.

Gazi Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği bölümünün lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olmuş, hâlihazırda doktora programında akademik eğitimine devam etmektedir.

Aynı zamanda 3,5 yılı aşkın bir süredir savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren firmaların araştırma ve geliştirme birimlerinde ARGE Mühendisi olarak çalışmaktadır. Şu anda işi gereği Düzce’de yaşamaktadır.

Doğuştan bir Beşiktaşlı olan Karahan; Mart 2021’den beridir Beşiktaş Gelişim Grubu, Haziran 2021’den beridir de Beşiktaş Jimnastik Kulübü Genel Kurul Üyesidir.

Futbolun yanı sıra diğer hobileri tiyatro, kitaplar, felsefe, psikoloji, mimarî, tarihi apartmanlar ve yeni mekânlar keşfetmektir.