Yeni Yönetimin İlk Transferleri / Kasım 2023
Yeni Yönetimin İlk Transferleri
Sevgili Beşiktaşlılar ve değerli Beşiktaş Gelişim Grubu üyeleri,
Geçen sezonu uzun bir galibiyet serisi ile tamamlayan ve neredeyse tüm kamuoyunun “2-3 transferle bu takım önümüzdeki sezonun en önemli şampiyonluk adayı” dediği Beşiktaşımız, yaz transfer sezonundan beri kötü yönetim, kötü tercihler ve kötü iletişim gibi sebeplerle bu sezona oldukça kötü başladı, geçen sezonun bitimindeki iyimser hava birden dağıldı ve daha Ekim ayında neredeyse takım sezona havlu attı. Bu durum tabii ki beraberinde eleştirileri, tepkileri, istifaları ve en nihayetinde yönetimin olağanüstü seçim kararını getirdi. Yönetimin aldığı nefes dahi neredeyse tartışılır hale gelmişken, açıklanan seçim tarihi de oldukça tartışıldı ve Galatasaray maçı sonrası yeniden aday olma hayalleri suya düşen yönetim, seçimin tarihini öne çekti. Nihayet bildiğiniz üzere en geç 2 Aralık Cumartesi günü İdarî ve Mali Genel Kurulu, 3 Aralık Pazar günü de Olağanüstü Seçimli Genel Kurulu gerçekleştirecek, oylarımızı kullanacak ve yeni başkanımız ile yeni yönetimimizi seçeceğiz. Şimdiden camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Fakat kulübün ve futbol takımının tek sorunu yönetim değil maalesef; yaz transfer dönemindeki tercih hataları, Afrika Kupasının olduğu bir takvim yılında ağırlıklı Afrikalı oyunculardan kurulu bir kadro, teknik direktörsüzlük, harcanan milyonlarca avroya rağmen hala bazı mevkilerde önemli eksiklerin olması… Anlayacağınız Beşiktaş’ta bu sezon sorunlar saymakla bitmez ama biz kendi işimize dönecek olursak sadece son sorunu ele alacağız ve harcanan milyonlarca avroya rağmen eksik olduğunu düşündüğümüz bölgelere takımın, kulübün, camianın ve taraftarın havasını değiştirecek, gündemi doğrudan belirleyecek, Beşiktaş Futbol Takımını mevcuttaki ve olası açılacak puan farkına rağmen yeniden lige ortak edebilecek isimleri önereceğiz.
Galatasaray, Bodo Glimt ve Gaziantep FK maçları gösterdi ki:
- Beşiktaş’ın sol bek mevkii sadece Masuaku’nun ayaklarına bakıyor. Sezon başı teklifler olmasına rağmen satılmayan/gönderilmeyen ama buna rağmen kadroda da düşünülmeyen, değerlendirilmeyen Umut Meraş ise adeta sözleşmesinin bitmesini ve takımdan bir an önce ayrılmayı bekliyor.
- Atiba ve Josef sonrası Beşiktaş’ın maalesef etkin, oyunun kaderini belirleyebilecek karakterde, lider ruhlu bir 6 numarası yok. Amir inanılmaz sürekliliği olan, çalışkan, ayakları iyi bir oyuncu ama aynı zamanda çok düz bir oyuncu ve sadece asker. Ayrıca 6 numara mı 8 numara mı olduğu da pek belli değil. Onana’ya maalesef yorum dahi yapamıyorum çünkü yönetimin Onana konusundaki berbat ötesi iletişimi nedeniyle oyuncuya artık şans dahi verilemiyor ve biz de ne yazık ki şöyle oturup 3-4 maç üst üste 90 dakika oyuncuyu izleme fırsatı bulamadık, bulamıyoruz.
- Beşiktaş’ın Sosa, Talisca gibi skor üreten ve/veya ürettiren bir 10 numarası da maalesef yok. O bölgede oynayabileceğini düşündüğüm sadece Bakhtiyor Zaynutdinov var kadroda, ki zaten asıl mevkii 10 numara kendisinin, fakat o da stoperde, sol bekte, sol kanatta adeta Necip’in yıllardır kullanıldığı gibi joker eleman olarak kullanılıyor. O kadar çok bölgede eksik var ki, bir de sakatlıklar eklenince buna, adeta kimse yerinde oynayamaz hale geliyor.
- Beşiktaş’ın kanatları üretmiyor; Rashica geçen seneki halinden çok uzak, Ghezzal artık müzmin sakat, Rebic maalesef ortalarda yok, Muleka zaten inanılmaz beceriksiz. Böyle olunca da gol yükü sadece Aboubakar’ın kişisel yeteneği ile eğer oynarsa Cenk Tosun’un azmine, hırsına ve isteğine yüklenmiş oluyor.
Ben de bu nedenle yeni yönetimin ara transferde öncelikli olarak bu mevkilere fark yaratacak önemli isimler transfer etmesi gerektiğini düşündüğüm için, Kasım bültenindeki bu yazımda transfer edilmesi halinde Beşiktaş ilk 11’inde banko oynayabileceğini düşündüğüm ve formayı sırtına geçirdiği andan itibaren fark yaratacağına inandığım üçer adet sol bek, 6 numara, 10 numara ve kanat forvet oyuncusunu sizlerle paylaşmak istedim. Bu isimleri seçerken göz önünde bulundurduğum kriterler ise şampiyonluklar, kupalar kazanıp ve/veya kaptanlık yapıp kendisini ispat etmiş isimler olmaları ve ek olarak sözleşmelerinin genelde yakın zamanda bitecek olmasıdır.
İşte buyurunuz…
Öncelikle sol bek mevkiinden başlamak gerekirse size Masuaku ile sağlam bir forma rekabetine gireceğini, çoğu zaman Masuaku’yu yedek bırakacağını ve özellikle Masuaku’nun milli takımıyla Afrika Kupası’na gitmesi halinde o süreçte sol bekte gözümüzü arkada bırakmayacak 3 isimle başlamak istiyorum. Bunlardan ilki 2020 Avrupa Şampiyonasının yıldızlarından biri olan Romalı Leonardo Spinazzola! Kendisinin oyunda sol koridoru tamamen kullanabilen ve domine eden maç performansları, hücum gücü, İtalya Milli Takımı ile yaşadığı başarılar, Juventus ve Roma gibi büyük takımlarda oynama tecrübesi, büyük takım kültürüne sahip bir futbolcu olması, kazandığı kupalar ve bireysel ödüller ile Haziran 2024’te sözleşmesinin bitecek olması Beşiktaş’a hem oyuncu özellikleri hem de ekonomik durumu açısından ne kadar uygun bir isim olduğunun sadece birkaç göstergesi. Transferi halinde ligin en iyi sol bekinin Beşiktaş forması giyeceğini şimdiden gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Fakat her zaman alternatif yollar ve B, C planları olmalıdır hayatta. O yüzden ikinci sol bek adayım bu kez hücum yönünden ziyade savunma yönü çok güçlü olan Guilherme Arana! Birçoğunuz oyuncunun resimlerine ve merak edip de oyun stiline bakacak olursa “Bizim Ramon Motta’ya benziyor bu!” diyecektir. Fakat şimdiden söyleyeyim kendisi Adriano’dan sonra gelmiş geçmiş en iyi Beşiktaş sol beki olabilecek potansiyelde bir isim. Halihazırda 26 yaşında Atletico Mineiro kaptanı olan Arana, geçmişte Corinthians, Atalanta, Sevilla gibi önemli takımlarda oynama tecrübesine, güçlü bir fiziğe, sert, dirençli, temaslı bir oyun yapısına, lider bir karaktere sahip ve son dönemde Brezilya Milli Takımının formasını da 5 kez sırtına geçirmiş önemli bir isim. 10 milyon avroluk güncel piyasa değerine sahip bu üst düzey 2 ismin ardından daha düşük maliyetli ve halihazırda herhangi bir takımda forma giymeyen üçüncü ismimiz ise eski Dortmundlu Alman Milli Futbolcu Nico Schulz! Kendisi Temmuz 2023’ten beridir kulüpsüz bir futbolcu olsa da Hertha Berlin, Gladbach, Hoffenheim gibi önemli takımlarda oynamış, son olarak Dortmund’un kendisine 25 milyon avro bonservis ödediği ve Alman Milli Takımının formasını 12 kez giymiş önemli bir isim. Tam bir fırsat transferi! Hele hele Miralem Pjanic’in, Dele Alli’nin fırsat transferi olduğu yerde acayip bir fırsat transferi!

Orta saha futbolda herkesin bildiği gibi çok önemli bir mevkidir ve fakat buna ek olarak bizim ligimizde, bizim takımlarımızda defansif orta sahalar ya da başka bir deyişle 6 numaralar oyunun adeta ağırlık merkezidir. Kadromuzda her ne kadar bu bölgede forma giyen Amir, Salih, Onana, Demir Ege gibi isimler olsa da hiçbiri maalesef geçmişte bir Atiba’nın, bir Josef’in verdiği katkıyı verememektedir. Bu nedenle orada fark yaratacağını ve transfer piyasasını sallayacağını düşündüğüm ilk isim 35 milyon avroluk güncel piyasa değeri ile Tomas Soucek! İsmi okuyan herkes “Yuh! Nasıl alsın Beşiktaş bu adamı?!” diye beni eleştiriyor olabilir. Haklısınız zor bir transfer fakat rakipleriniz Zahaları, Ziyechleri, Icardileri, Tadicleri, Livakovicleri, Angelinoları getirebiliyorsa siz de Soucek’i getirebileceksiniz, getirmeyi hayal edebileceksiniz! “Beşiktaş’ın o kadar parası mı var?” diye ezbere öğrenilmiş çaresizlik cümleleri de kurmayın lütfen; çünkü bu takım transfere 40 milyon avro harcadı ve Amir’e, Onana’ya, Bakhtiyor’a ödediği bonservisleri ödeyeceğine 6 numaraya bir Soucek ile (ileride geleceğiz) 10 numaraya bir Talisca çekse zaten şu an gümbür gümbür şampiyonluğa oynuyordu. Ayrıca Soucek ve paylaşacağım diğer 2 defansif orta saha oyuncusu ile 3 ofansif orta saha oyuncusunun sözleşmeleri Haziran 2024’te bitiyor ve herhangi birini ara transferde olmasa bile, ara transfer döneminde anlaşıp sezon sonunda bedava getirme imkânın var. Soucek gibi, Beşiktaş’ın karakterine ve oyun yapısına uygun olacağını ve Beşiktaş’a seviye atlatacağını düşündüğüm bir diğer pahalı isim ise 28 milyon avroluk güncel piyasa değerindeki Real Betisli Guido Rodriguez!
Guido 29 kez formasını giydiği Arjantin Milli Takımı ile 2021’de Copa America, 2022’de Dünya Kupası şampiyonluğu yaşamış özel bir isim. Defansif yönü çok kuvvetli olan Tangocu güçlü, agresif, dayanıklılığı yüksek, soğukkanlı ve en önemlisi pas oyununa katılabilecek, kazandığı topları Gedson’a, Chamberlain’e ya da Salih’e rahatlıkla iletebilecek yetenekte bir futbolcu. Hatta çıtayı biraz daha yükseltmem gerekirse; “tek başına Beşiktaş orta sahasını toplayabileceğini düşünüyorum Guido’nun” diyebilirim. Soucek ve Guido gibi Beşiktaş orta sahasını toplayabileceğini düşündüğüm üçüncü isim, Soucek’e göre çok daha az fakat Guido’ya göre daha fazla gol ve asist katkısı verebilecek daha dengeli bir ön libero olan Hollandalı Marten de Roon! De Roon Atalanta’nın Temmuz 2015’te Heerenveen’den 1,3 milyon avroya transfer ettiği, 1 sezonda 37 maçta görev verdiği ve Temmuz 2016’da Middlesbrough’a 10,5 milyon avroya sattığı, sonra da pişman olup Temmuz 2017’de 16,7 milyon avro bonservis ödeyerek yeniden transfer ettiği büyük bir tecrübedir. 32 yaşındaki defansif orta saha oyuncusunun inanılmaz bir dayanıklılığa ve sürekliliğe sahip olduğunu kanıtlayan en önemli özelliği ise kariyerinde 500’ün üzerinde resmi maça çıkmış olması ve bu maçlarda ortalama 82-83 dakika sahada kalmış olmasıdır. Hollanda Milli Takımı’nda da 40 kez görev alan de Roon, Beşiktaş orta sahasına katacağı tecrübe, güç ve dinamizm düşünüldüğünde, Beşiktaş için adeta biçilmiş bir kaftandır.

Ve geldik o malum konuya: 10 numara! Herkesin Talisca özlemi kabarmış olmalı fakat ben Talisca ile ilgili şeyler yazmadım. Menajerlerin oyununa kapılmayalım ve biraz ufkumuzu geniş tutalım, etrafımızdaki diğer isimlere de bakalım istiyorum. O nedenle size en büyük eksiğimiz olduğunu düşündüğüm 10 numara mevkii için sunacağım isimler İtalya’dan Piotr Zielinski, yurdumuzdan tanıdık bir yerlerden Anastasios Bakasetas ve İspanya’dan Isco!

Napoli ile 1 kez İtalya Şampiyonluğu, 1 kez de İtalya Kupası kazanan Polonyalı Zielinski, 8 numara özellikleri de olmasına rağmen, Beşiktaş’ta 10 numarayı sırtına geçirip tartışmasız olarak bütün takıma maestroluk yapacak kadar net bir 10 numara. Her iki ayağını da kullanabilen ve hem hareketli hem de duran topları etkili kullanabilen Zielinski’nin Lewandowski’nin ardından kaptanlığını yaptığı Polonya Milli Takımı ile 86 maçta 10 golü, genel kariyerinde ise 453 maçta 65 golü, 55 asisti bulunmaktadır. Hem oyunu istediği gibi yönlendirebilen hem de gol ve asist katkısı verebilen oyuncunun Beşiktaş’ın 10 numarası olması halinde, takımın gol atma sıkıntısına önemli bir çözüm olacağı ve Aboubakar ile Cenk’i önemli ölçüde rahatlatacağı oldukça aşikâr.
35 milyon avro güncel piyasa değerine sahip olan Zielinski’ye kıyasla daha düşük maliyetli ama benzer etkiyi yaratabilecek Anastasios Bakasetas ise rüştünü ligimizde ispat etmiş, büyük takımda şampiyonluk yaşamış, kupalar kazanmış, kulüp takımının ve milli takımının kaptanlığını yapmakta olan bir diğer önemli isim. Yunan 10 numaranın takıma devre arasında katılması, Trabzonspor’un şampiyon olduğu sezonki ara transfer döneminde gerçekleştirdiği Visca transferi etkisini yaratacaktır fakat olası bir kötü senaryoda Gaziantepspor’dan Cenk Tosun’un transferine benzer bir hikâye Bakasetas için yaşanmış olsa dahi, bu bile Beşiktaş’a önümüzdeki sezon oldukça önemli bir güç katacaktır. Bakasetas’ın ligimizde sergilediği performansı düşündüğümde, Sergen ve Talisca’dan sonra gelen en iyi sol ayaklı 10 numaramız olacağına dair hiç şüphem yoktur. Maliyetleri daha da düşürelim ama buna rağmen daha “winner” karakterde birini takıma katalım diye düşünüldüğü takdirde ise oklar tartışmasız Isco’yu gösterecektir. Real Madrid ile kazanmadık kupa bırakmayan ve 5 Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu kazanan nadir futbolculardan biri olan Isco’nun takıma katacağı tecrübe, winner karakter, olgunluk ve kalite Beşiktaş’ı hem sıralamada hem de psikolojik olarak yeniden yarışa sokabilecek önemli etmenlerdendir. Real Betis ile sezon başında 1 senelik sözleşme imzalayan ve Betis kariyerine hızlı bir başlangıç yapan Isco’nun, Madrid’deki son sezonlarında ve geçen sezon Sevilla’da üzerine çöken ölü toprağını Betis’te üzerinden attığı gözle görülebiliyor. 8 milyon avro güncel bonservis bedeline sahip futbolcunun ara transferde ya da sezon sonunda bonservis ödenmeden takıma katılması Alex Teixeira’ya ya da Dele Alli’ye göre 10 numara mevkii için daha mantıklı bir hamle olur.
Son olarak Kartal’ın Kanatlarına gelecek olursak; Rebic, Muleka, Cenk, Bakhtiyor, Rashica, Ghezzal, Tayfur, Onur, Oxlade-Chamberlain, Yakup Arda, Emrecan Bulut, Emirhan Delibaş gibi kanatlarda oynamış ve oynayabilecek birçok isim olmasına rağmen Beşiktaş bu sezon kanatlardan pek fazla üretemiyor. Oyun sıkıştığında Quaresma ve Caner Erkin kadar kanatlardan etkili orta yapabilecek isimler de yok, olanlar da formsuz ve etkisiz. Bu yüzden öncelikli olarak size sunacağım, 4-3-3 ya da 4-4-2 dizilişinde kanatlarda görev alabilecek ve rakiplerdeki isimlerle kıyaslandığında “Beşiktaş da çok güçlü” dedirtecek ilk isim Felipe Anderson! 15 milyon avro güncel piyasa değerine sahip olan Brezilyalı kanat oyuncusu, her iki kanatta da görev alıp her iki ayağını da etkili kullanabilen özel bir yetenek. Santos ile Copa Libertadores ve Sudamericana, Lazio ile İtalya Süper Kupası şampiyonlukları bulunan Anderson’un Brezilya Milli Takımı ile ise 2016 Olimpiyatları’nda kazandığı bir altın madalyası bulunmaktadır. Zielinski ve Bakasetas ile daha uyumlu bir isim olacağını düşündüğüm Felipe Anderson’un kariyeri boyunca 73 gol, 87 asist ürettiği düşünüldüğünde, ki İngiltere ve İtalya gibi zor liglerde oynadığını göz önünde bulundurmalı, Türkiye’de 100ler kulübüne rahatlıkla girmesinin işten bile olmadığı kanaatindeyim. Felipe Anderson’dan bir başka Brezilyalıya geçmek gerekirse, bu isim kesinlikle Lucas Moura olur! PSG ile 5 senede 13 kupa kazanan ve bu sezon kulübü Sao Paolo ile Brezilya Kupası Şampiyonluğu yaşayan Moura’nın bu ara transfer döneminde gözü kapalı transfer edilmesi gereken ilk isim olduğunu düşünüyorum; çünkü Sao Paolo ile olan sözleşmesi yıl sonunda bitiyor ve ara transfer döneminde bonservissiz olarak kadroya katılabilirse büyük bir atak yapılmış ve önemli bir eksik giderilmiş olacağı kanaatindeyim. Kariyerinde Sao Paolo, PSG ve Tottenham gibi sadece büyük kulüpler bulunan, büyük takımda nasıl hareket edileceğini bilen, kariyerinin olgunluk çağlarını yaşayan ve güncel performansı da tartışmasız iyi olan Moura’nın her iki kanatta da oynayabiliyor olması ve kariyer istatistiklerinde 5 maçta 1 gol, 6 maçta 1 asist üretiyor olması Beşiktaş’ın gol yollarında elini güçlendirecek önemli bir hamle olacaktır. Diğer mevkilerde olduğu gibi kanat forvetler için de daha düşük maliyette ama yüksek etkide olabilecek bir üçüncü isim sunmak gerekirse, bu isim Bakasetas gibi ülkemizde kendisini kanıtlamış Arjantinli Matias Vargas olacaktır. Eski Adana Demirsporlu futbolcunun ligimizde sergilediği 5 gol, 13 asistlik performansı hala birçoğumuzun hafızasındadır. Felipe Anderson ve Lucas Moura gibi hücumun her iki kanadında da görev alabilen ve ekstra olarak ofansif orta saha mevkiinde de oynayabilen yetenekli oyuncunun asıl mevkii ters ayakla oynadığı sol kanattır. Bu mevkide oynadığı maçlarda daha çok gol ve asist katkısı veren Arjantinli futbolcunun, takımda hep devşirme sol kanatlar bulunması (Cenk, Muleka, Bakhtiyor, Rashica, Rebic vs.) ve hiç asıl mevkii sol kanat olan birinin olmaması nedeniyle, transfer edilmesi halinde formayı kapacağını ve sol kanadı kimseye bırakamayacağını düşünüyorum.

Elbette sizlerin de akıllarında daha farklı isimler, daha farklı eksikler ya da önceliğe alınması gereken daha farklı mevkiler vardır değerli Beşiktaşlılar. Dediğim gibi Beşiktaş’ta eksik hiç bitmez; özellikle de bu yönetimle her sene sil baştan kadrolar kurduğumuzu düşünürsek ve her sezon da “ya tutarsa” transferleri yaptığımızı düşünürsek biz ne kadar zamanımızı ve aklımızı bu işe yorsak da her zaman minör ya da majör eksikler olacaktır. Bu aşamada tek temennim kulübümüz ve camiamız için Kasım sonunda ya da Aralık başında gerçekleştireceğimiz Olağanüstü Seçimli Genel Kurulun demokratik, özgür ve saygın bir huzur ortamı içerisinde geçmesi ve sandıklardan Beşiktaş için en hayırlı olacak sonucun çıkmasıdır.
Kalın sağlıcakla…
Uğur KARAHAN