Kadıköy Rutini / Nisan 2023
Kadıköy Rutini
17 Nisan 2005, 29 Kasım 2020, 2 Nisan 2023…
Tümer, Carew, İbrahim Akın, Koray, Aboubakar (2), Necip, N’Sakala; Cenk (2), Redmond, Aboubakar…
Rıza Çalımbay, Sergen Yalçın, Şenol Güneş…
3 farklı tarih, 10 farklı futbolcu, 3 farklı teknik direktör, 2 farklı skor! Yer aynı, rakip aynı, sonuç aynı!
Her seferinde 10 kişiyle de olsa zafer Beşiktaş’ın!

17 Nisan 2005’te 11 yaşındaydım, Kayseri’de yaşıyorduk ve ilk maçı radyoda dinlediğimde nasıl heyecanlandığımı, nasıl ecel terleri döktüğümü ve özeti izlerken nasıl gururlandığımı dün gibi hatırlıyorum. Âşık olduğum ilk futbolcuydu Pancu, idolümdü. Cordoba kırmızı kart yiyip kaleye Pancu geçtiğinde işte maç şimdi başlıyor demiştim. Alex’in penaltısını tutması ne mümkündü ama sonrasında kurtardığı her topta hep derin bir oh çekiyordum. Sonunda Koray’ın şutuyla nasıl defalarca havalara zıpladığımı kendim dahi hatırlamıyorum ki sonrasında idolümün 1 numaralı Kadıköy Panteri formasını hepiniz hatırlarsınız. 29 Kasım 2020’de ise 26 yaşındaydım, çalışıyordum ve Düzce’de yaşıyordum. Larin kırmızı kart yediğinde aklıma Sergen Yalçın’ın zamanında ettiği “Fenerbahçe ile ezeli rekabet bitmiştir. Onlar bizi ne zaman İnönü’de 10 kişiyle yenerler, rekabet o zaman yeniden başlar.” sözü gelmişti. Çünkü kameralar teknik direktör Sergen Yalçın’ı göstermişti ve hocanın gözlerinde hiç korku, kaygı ya da telaş yoktu. Ben de lanet olsun demedim, öndeydik ve kazanacağımıza inandım. Neyse ki 15 yıl sonra yine benzer bir senaryoyla, yine aynı skorla, yine Kadıköy’den galibiyetle döndük. 2 Nisan 2023’te ise artık 29 yaşında, daha olgun bir bireydim ve İstanbul’da yaşamaktaydım. Maçta olmayı çok istemiştim fakat yoldaydım, Ankara’dan İstanbul’a dönüyordum. İnternetin çektiği kadar maçı izlemeye çalışıyordum fakat ilk yarı ruh gibiydik ve haksız bir penaltıyla geriye düşmüştük. İkinci yarıyı ise hiç izleyememiştim. Welinton’un kırmızı kart ve penaltı bildiriminde maç bitti diye düşünmüştüm fakat penaltının kaçması sanki Kartal’a bir can verdi. Belki zorunluluktan bir değişiklikti, belki de Şenol Hoca kaderine isyan ederek bir risk almıştı bilemiyorum ama cüretkâr şekilde orta sahayı boşaltıp ileriden hiç adam eksiltmeyerek hoca kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünerek kazandı bence. Cenk, Redmond ve Aboubakar’ın sürekli gol bildirimleri geldikçe, dışarda olduğum için izleyemediğim bir başka maç olan 3-0’dan 3-3’lük Benfica maçını hatırladım. Bu seferki 4. golde otobüste olduğum için yerimden zıplayamadım fakat içimdeki çocuk sürekli yerinden zıplıyor ve eline aldığı her şeyi havalar atıyordu adeta. Sezon başında transfer edilmesine çok sevindiğim, konsol oyunlarında sürekli hangi takımda olursam olayım kendisini transfer ettiğim Nathan Redmond’ın maça damga vurması ise en az 2005’teki kadar ekstra mutlu etmişti beni.
Kadıköy’deki son 3 derbi galibiyetin üçü de 10 kişiyle ve 4 gol atarak gelmişti. Bundan daha büyük mutluluk, bundan daha büyük gurur olur muydu! Sergen Yalçın sanırsam haklıydı. Zaman ve Beşiktaş onu haklı çıkarmıştı. Bu artık bizim için bir “Kadıköy Rutini” haline gelmişti. Bundan sonrası için ise Kadıköy’deki maçlarda işler sıkışınca bizim çocuklardan bir tanesinin çıkıp ritüeli tamamlamak adına kırmızı kart görecek olmasından korkmuyor değilim açıkçası. ?
Uğur KARAHAN, Nisan 2023