İyi Antrenör Nasıl Olunur? / Nisan 2023
İYİ ANTRENÖR NASIL OLUNUR?
İngiltere’de Genç takım antrenörlüğüne soyunduğum bugünlerde doğal olarak odaklandığım konu da antrenörlük üzerine oluyor. Konu üzerinde eğitimler aldım, araştırmalar yaptım. Kendimi bu konuda yetiştirebilmek için de çok çalışacağım. Aşağıdaki detaylandırmış olduğum gibi işin hem üretim hem de ilişkiler kısmında çok iyi olmam ve rakiplerimin içinden sıyrılmam gerekiyor. Eğer ben bu niteliklere sahip olursam, çalıştırmış olduğum takımlar da uzun vadede fark yaratacaklar. Artık dönem iyi antrenörlerin devri!
Tabii almış olduğum eğitimlerde geleneksel antrenörlükten modern antrenörlüğe ciddi bir geçişin olduğunu da görüyorum. Artık kazanmaya odaklı, oyuncu merkezli (görev merkezli değil), mükemmellik odaklı, dikkatli planlanmış, antrenör etkisinde (oyuncuya bağımlı değil), yol gösteren, “Biz” odaklı (“Ben” değil), demokratik (otoriter değil), inandırıcı (zorla kabul ettiren değil), önce dinleyen sonra konuşan, eğitici, kalifiye antrenör (eski futbolcu değil), akıllıca çalışma yanlısı (çok çalışma değil) bir sistemin yerleştiğini görüyorum.
Artık antrenörden beklentiler ise bilgi (oyuncunun yeteneğinin farkına varma ve onu daha iyi bir oyuncu yapma), iletişim (bilgiyi özgürce ve oyuncusunun anlayabileceği şekilde paylaşabilme), inandırıcılık (oyuncuyu doğru şekilde oynamaya ikna edebilme), açık olma (dinlemeye, fikir alışverişine ve hisleri anlamaya yönelik istekte olma), zeka (oyuncularının ne zaman zorlanacağını, ne zaman kendilerini rahat hissedebileceğini bilme), güven (ne zaman geri çekilip oyuncuyu kendi halinde oynamaya bırakacağını bilme ve hatalarını affedebilme gücünü kullanma) haline dönüştü.

Bir antrenör bence önce kendisine şu soruyu sormalıdır. En azından ben kendime sormaya başladım!
Ben, kendim için oynamak ister miyim? Eğer başarılı bir antrenör isem, cevabım, “EVET” olur. Bu soruyu aşağıdaki cevap ile irdelemek isterim:
Başarılı bir antrenörde (benim için oynamayı isteyecek) şu özellikler bulunmalıdır;
- Duruş ve etki – Her zaman bir lider gibi görünme ve davranma.
- Uzmanlık – Oyuncuların onları daha iyi birer oyuncu yapabileceğini bilerek saygı duydukları bir deneyim ortamını sunma.
- Vizyon ve Hedef – Oyuncularını inandırabileceği net bir başarı planı orta koyma.
- Cesaret – Aksilikler yaşansa da plana bağlı kalacağını gösteren bir kararlılık gösterme.
- İyimserlik – İyi yapılan hazırlığın nihai başarıyı getireceğine dair sürekli bir inanç oluşturma.
- İletişim Becerileri – Her gün doğru mesajın karşı tarafa geçmesini sağlama.
- İlişki Kurma ve Yürütme Becerileri – Oyunculara kendilerini özel ve yaratıcı hissettirme.
- Duygusal Zeka – Olumsuzluklarla başa çıkma ve takımın olumlu kalmasına olanak sağlama.
- Sakinlik – Şartlar nasıl olursa olsun, paniğe kapılmama.
- Soğukkanlılık – Hiç bir maç skorunun takımın genel gelişimini etkilemesine izin vermeme.
Yazımın başında belirtmiş olduğum gibi, modern bir antrenör iki konuda uzmandır. Üretim (organizasyon, eğitim ve futbol oyununun fiziksel, teknik ve taktik unsurlarını yönetmesi) ve İlişkiler (oyunculardan ve takımdan en yüksek düzeyde verim alma) Antrenörlükte analiz, mantık, empati ve içgüdüler bir arada olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, iyi üretim ve iyi ilişkiler performansta zirveyi getirir.
Modern antrenörlüğün dört büyük gereksinimi ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:
- Oyun hakkında gelişmiş bir anlayış ve bu konuda sürekli yeni şeyler öğrenme isteği,
- Oyuncuları kazanma hayaline inandırabilecek duruş, kişilik ve iletişim becerileri,
- Performans analizlerinin yardımı ile (spor bilimi, psikoloji ve maç analizleri) doğru kararları almak için kullanılacak entelektüel beceri,
- Tutarlılığı ve dengeyi koruyabilecek, oyuncularla sağlıklı ilişkiler geliştirecek ve onların hislerine yön verecek duygusal zeka.

Başarılı antrenörler kazanmaya odaklı oyuncular yaratırlar. Kazanmaya odaklı oyuncularda ise aşağıdaki özellikler ortak olarak bulunur:
– Dakik olmak,
– Hiç bir şeyi unutmamak,
– Hem antrenman hem de maça tam olarak hazır olmak,
– İyi görünmek,
– İstekli olmak,
– İyi bir takım üyesi olmak,
– Bütün antrenmanlarda tam gücüyle çalışmak,
– Antrenörü dinlemek ve öğrenmek,
– Kullanılan ekipmanların kurulmasına ve kaldırılmasına yardım etmek,
– Her zaman rekabetçi olmak,
– Her zaman en iyi olmaya çalışmak,
– Gerektiğinde olumlu bir yedek olmak,
– Diğer oyuncuları tebrik etmek,
– Hatalarla başa çıkabilmek ve toparlanmak,
– Bir yenilgiden sonraki ilk antrenmanda sahaya ilk çıkan olmayı hedeflemek,
– Takıma sadık olmak,
– Takım arkadaşlarını daha iyi olmaları için zorlamak.
Tabii tüm bu özellikler başarılı bir antrenör vasıtası ile oyunculara zaman içinde aşılanır.
Eğer bir oyuncunun bir maç öncesi kendi iç konuşması aşağıdaki gibi ise, antrenörünün iyi bir antrenör olduğunu söyleyebilirim:
– Hala çok çalışmaya istekliyim.
– Antrenörüme güveniyorum çünkü o da bana güveniyor.
– Bu maç için ne kadar hazır olunabilirse o kadar hazırım.
– İster sonucu iyi olsun ister kötü olsun, oynayacağım oyun ve oyun içindeki kararlarım için sorumluluk alacağım.
– Hata yapabilirim ama nasıl toparlanabileceğimi biliyorum.
– Bir pozisyonu kaçırırsam, bir sonrakini kaçırmam.
– Geriye düşersek, daha çok gayret göstereceğim.
– Kulübümü seviyorum ve bu formayı giymekten gurur duyuyorum.
– Bir takım olarak maçı kazanacak kadar sert ve güçlüyüz.
Günümüzde bir çok takım fiziksel, teknik ve taktik açıdan hazır ve hatta benzer durumda olmasına rağmen, rakiplerine karşı avantajı yakalayacak olan, olumlu bir yaklaşım oluşturan ve olumlu duyguların gücünü ortaya çıkaracak olan yine daha iyi antrenörlerin takımları olacaktır.
Peki Beşiktaş JK’mızın kurulduğu günden bu yana sizce en iyi teknik direktörleri kimlerdi? Geçmişe bir yolculuğa ne dersiniz? Metin’ler, Ali’ler, Feyyaz’lar kolay yetişmedi!!!
Saygılarımla,
Halit Selim Giray