Beşiktaş’ta Reform Zamanı / Nisan 2024

Beşiktaş’ta Reform Zamanı / Nisan 2024

Beşiktaş’ta Reform Zamanı

9 Mart günü gerçekleştirilen yılın ilk olağan divan kurulu toplantısının ardından Sn. Hasan Arat’ın camiayla paylaştığı bilgiler doğrultusunda kayıtsız kalamayıp “Beşiktaş Draması” başlıklı bir yazı kaleme aldım. Bu yazı, grubumuzun yayım organında paylaşıldı. Bu vesileyle, Beşiktaş Gelişim Grubu’nun yayın organımızda her ay yayımlanan bülteninde siz değerli okuyucularımızla yazılarımı paylaşmayı planlıyorum.

“Beşiktaş Draması” yazımın son kısmında, Beşiktaş’ın imkanlarından kendilerine rant kapısı oluşturan kongre üyelerine soruşturma açılması ve kulüple ilişkilerinin kesilmesi yönünde camianın talebine ek olarak dile getirmek istediğim birkaç konuyu daha sizlerle paylaşmak isterim. Hepimizin bildiği üzere, Sn. Hasan Arat ve yönetim kurulu üyeleri, yapılan son seçimde tüm sandıklarda birinci çıkarak büyük bir teveccühle görev başına gelmişlerdir. Seçim öncesinde dile getirilen tüm haklı eleştirilerin ardından, Beşiktaş’ımızda bir reformun başlaması gerekiyorsa, bu reformun başlangıç noktası geçmiş yönetimlerin hatalarıyla hukuksal ve manevi düzlemlerde yüzleşmek olmalıdır. Çünkü Serdar Bilgili’den itibaren göreve gelen her yönetim, geçmiş yönetimlerin hatalarını eleştirmiş ve hesabın sorulacağını ifade etmiştir. Ancak, sonuç itibarıyla birbirlerinden çıkan bu yönetimler, sadece camianın enerjisini tüketmiş ve kulübün sorunları kartopu etkisiyle büyüyerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Beşiktaş’ımızda bu sezon başında özellikle Futbol A Takımı’nın başarısız olacağını tahmin etmek zor değildi. Yanlış transferler ve üst üste gelen teknik direktör değişiklikleri ile Eylül ayı başında maalesef lige havlu atmıştık. Yeni yönetim, Fernando Santos’u göreve getirdikten sonra, kulüp futbolda sezonu ligde üçüncü bitirmeyi ve kupada zafer elde etmeyi hedeflemiştir. Oynanan oyundan memnun olmasam da, sezon sonuna kadar eleştiri hakkımı saklı tutuyorum. Belirlenen bu hedeflere ulaşılırsa, yeni sezonda doğru kadro yapılanması ile birlikte Santos ve ekibinin yola devam etmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Aksi durumda ise yeni sezona, Beşiktaş’ın genlerine uygun oyun planını sahaya yansıtacak bir teknik ekiple başlanması gerekir. Bu sezon camiamızın yüzünü güldüren gelişmeler arasında, kadın ve erkek basketbol takımlarımızın ligde ve Avrupa’da elde ettiği başarılar yer almaktadır. Her iki takımımızın da EuroCup’ta zafer elde ederek kupayı ülkemize getirmelerini diliyorum.

Kulübümüzün armasının sahada olduğu her branşta, takımlarımızın rekabetçi olması zorunludur. Bu amaca ulaşmak için, günümüz şartlarına uygun bir dönüşüm sürecine girilmesi kaçınılmazdır. Yeni yönetimin önünde zorlu bir görev bulunmaktadır. Sezon sonuna doğru yaklaşırken, önümüzdeki sezonun tüm branşlarda planlandığına inanıyorum ve yönetimin gerçek performansının 31 Mayıs itibari ile değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yazıyla birlikte, gelecek yazılarımda da reform fikirlerimi tartışmaya devam edeceğim.

Son olarak, A milli takıma çağrıldıktan sonra haksız bir şekilde Ümit milli takıma gönderilen kıymetli futbolcumuz Semih Kılıçsoy kardeşimin yanındayız. Kendisine hatırlatmak isterim ki, “Haklının acelesi yok.” Çalışmaya ve gelişmeye devam, her şey Beşiktaş’ımız için…

Saygılarımla,

Samet Ergül