Futbol İstatistikleri Işığında Futbolcu Değerlendirmeleri ve Kitap Severler için Öneriler / Haziran 2022

Futbol İstatistikleri Işığında Futbolcu Değerlendirmeleri ve Kitap Severler için Öneriler / Haziran 2022

Futbol İstatistikleri Işığında Futbolcu Değerlendirmeleri ve Kitap Severler için Öneriler

Merhabalar Beşiktaş Gelişim Grubu üyeleri,

Öncelikle geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen seçimli genel kurulda yeniden başkan seçilen Sayın Ahmet Nur Çebi ve yönetimini tebrik ederek bu ayki yazıma başlamak istiyorum. Özellikle 14 futbolcumuzun sözleşmesinin bittiği ve kadronun yeniden yapılanması gerektiği bir dönemde zor ve önemli bir görevi yeniden üstlendiler ve Beşiktaş’ın geleceği açısından önemli bir yol ayrımında bulunuyorlar. Umarım Başkan ve yönetim kurulu görevlerini büyük özen ve titizlikle yerine getirirler ki Beşiktaş’ımız bundan sonraki süreçte başarıdan başarıya koşar; çünkü Beşiktaş adına 21 Mayıs 2022 Cumartesi akşamı oynanan Konyaspor müsabakasıyla tamamlanan bu sezon kulübümüz için hiç de parlak geçmedi. Fakat hem kongrede özellikle başkan adayları arasında esen birliktelik rüzgârları hem de Ceyhun Kazancı’nın Valérien Ismaël önderliğindeki yeniden yapılanma projesi önümüzdeki sezonlar için, doğru ve başarılı adımlar atılması halinde, gayet umut verici gözükmektedir.

Yazıma dönecek olursam; transfer dönemi süresince etik açıdan uygun olmayacağını düşündüğüm için yazılarıma ara vereceğimi belirterek, transfer dönemi öncesindeki bu son yazımda size yerli bir kaleci alternatifi sunarak başlamak isterim: O isim GÖKHAN AKKAN!

1 Ocak 1995 Yozgat doğumlu Gökhan, küçük yaşlarda Sincan Belediyespor ve Osmanlıspor takımlarında forma giyerek futbola başlamış ve 15 yaşındayken Ankaragücü’ne transfer olmuştur. 1.88 boyundaki sağ ayaklı kaleci 2010-2015 yılları arasında Ankaragücü formasıyla sergilediği performans ile diğer bir Süper Lig temsilcisi Çaykur Rizespor’un dikkatini çekmiş ve 2015 yazında yaklaşık 350 bin avro bedelle Karadeniz temsilcisinin yolunu tutmuştur. 7 senedir Rize ekibinin formasını düzenli olarak giyen 27 yaşındaki kaleci bu süreçte 185 maça çıkmış ve bu maçların 52’sinde kalesini gole kapatmıştır. Kariyerinde 133’ü Süper Lig’de olmak üzere, toplamda 255 karşılaşmaya çıkan Gökhan, bu maçların 70 tanesinde kalesini gole kapatma başarısı göstermiştir. Deneyimli file bekçisi, Milli Takımda ise sürekli geniş kadroya çağrılıyor olmasına rağmen yalnızca 27 Mayıs 2021’de, Şenol Güneş yönetiminde, Azerbaycan’a karşı oynanan ve 2-1 üstünlüğümüzle tamamlanan dostluk maçında görev almıştır. Sözleşmesi 2024 yazında bitecek olan deneyimli eldivenin, hem yerli bir isim olması hem de Çaykur Rizespor’un küme düşmüş olması sebebiyle, Ersin Destanoğlu’nun olası bir ayrılığı sonrasında Beşiktaş’ın kaleci alternatifleri arasında değerlendirilebileceğini düşünmekteyim.

İkinci olarak geçen ayki yazımda da olduğu gibi hem Beşiktaş’ın en eksik olduğu bölge olan stoper bölgesini tamamlayabilecek hem de Valérien Ismaël’in 3-4-3 sistemine oldukça uygun tecrübeli ve lider karakterli bir ismi inceleyeceğiz: JOHN ANTHONY BROOKS!

28 Ocak 1993 doğumlu John Anthony Brooks, Afro-Amerikan bir baba ile Alman bir annenin çocukları olarak Berlin’de dünyaya gelmiştir. Futbola SV Blau-Weiβ Berlin akademisinde başlayan deneyimli stoper; 2000-2003 yılları arasında Lichtenrader, 2003-2007 yılları arasında FC Hertha 03 Zehlendorf ve 2007-2011 yılları arasında Hertha Berlin altyapılarında forma giymiştir. 2011 yazında Hertha Berlin A Takımı’na yükselmiş, tam 6 sene başkent ekibinin formasını terlettikten sonra ise 17 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Wolfsburg’a transfer olmuştur. 5 yıldır Wolfsburg formasını düzenli olarak giyen ve takımıyla olan sözleşmesi bu yaz bitecek olan 1.93’lük stoper, kariyerinde 216’sı Bundesliga’da olmak üzere toplamda 367 maça çıkmıştır. Bu maçlarda toplamda 28 gol, 11 asist üreten sol ayaklı stoperin 58 sarı kartı bulunmasına rağmen yalnızca 2 kez çift sarı karttan kırmızı kart görmesi ve hiç direkt kırmızı kart görmemiş olması ise bir stoper olarak en dikkat çekici istatistiğidir. Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri Milli Takımlarının alt yaş kategorilerinde kendine forma şansı bulsa da A Milli Takım tercihini ABD’den yana kullanan 29 yaşındaki stoper, ilk milli maçına 14 Ağustos 2013’te Bosna Hersek karşısında çıkmıştır. Bu zamana dek 45 kez ABD Milli Takım formasını terleten Brooks, en önemli çıkışını ise Brezilya’da düzenlenen 2014 Dünya Kupası için, Alman teknik adam Jürgen Klinsmann tarafından ABD Milli Takımı’na çağrıldığında yapmıştır. 2012-2013 sezonunda Hertha Berlin ile Bundesliga 2’de, 2019-2020 sezonunda ise ABD Milli Takımı ile CONCACAF Uluslar Ligi’nde şampiyonluklar yaşayan ve güncel piyasa değeri 12 milyon avro olan Amerikalı stoperin; sol ayaklı olması, pas oyununa yatkınlığı, isabetli uzun paslarıyla oyun kurabilme özelliği, bonservissiz olarak transfer edilebilir olması, Valérien Ismaël’in hem oyuncusu hem de teknik direktörü olduğu eski kulübü Wolfsburg’dan öğrencisi olması, üçlü stoper oynama deneyimine sahip olması ve özellikle Domagoj Vida’nın ayrılığı sonrası lider ve tecrübeli stoper açığını kapatacak karakterde ve kariyerde bir isim olması sebepleriyle, gerçekleşmesi halinde Beşiktaş için doğru bir transfer olacağı kanaatindeyim. Ayrıca sırtının sağ kısmından omzuna, göğsüne ve kaburgalarına doğru uzanan bir Kartal kanadı dövmesine sahip olan Brooks’un oyun tarzı ve mücadeleci yapısı sayesinde Zago, Ronaldo, Pepe gibi Beşiktaş tribünleri ile de kısa süre içinde güçlü bir bağ kuracağını düşünmekteyim.

Önümüzdeki sezon Josef, Gedson, Emirhan önceliğinde orta saha planlamasını yapan Beşiktaş’ın, Salih Uçan, Kartal Kayra Yılmaz gibi isimlere kampta bir şans daha verecek olmasına rağmen, bir ön libero arayışında olduğu konuşuluyor. Bu nedenle hem yerli hem de yaşına rağmen lider özellikli ve nispeten tecrübeli bir genç yeteneği sizlere tanıtmak istedim: MESUT EMRE KESİK!

2 Mayıs 2003 Almanya doğumlu orta saha oyuncusu, futbola Union Berlin altyapısında başlamıştır. Ön libero ve merkez orta saha mevkilerinde oynayan genç oyuncu gösterdiği başarılı performans ile 15 yaşında Hertha Berlin U17 takımına transfer olmuş, geçtiğimiz iki sezonu ise Hertha Berlin U19 takımında geçirmiştir. Bu sezon Hertha Berlin U19 takımında 24 maça çıkıp 5 gol, 5 asist kaydeden 1.83 boyundaki futbolcu, bütün Hertha kariyerinde ise 53 maçta 12 gol, 8 asist kaydetme başarısı göstermiştir. Başkent ekibinde gösterdiği performansın yanı sıra, lider karakteriyle hem takımının hem de U16’dan U19’a dek oynadığı tüm Alman Genç Milli Takımlarının kaptanlığını da üstlenmiş olması Mesut’un genç yaşta hızlı bir şekilde olgunlaşmakta olduğunu göstermektedir. Ayrıca genç futbolcunun kariyerinde henüz hiç kırmızı kart görmemiş olması saha içi disiplininin ve takım bilincinin yüksek olduğuna; kariyerinin henüz başında da olsa bazı dönemlerde tekrarlı olarak lif yırtılması sakatlığı yaşamasına rağmen hep daha güçlü bir şekilde geri dönmesi ise çalışkanlığına ve profesyonel bakış açısına yönelik önemli veriler sunmaktadır. Alman Genç Milli Takımlarının farklı yaş kategorilerinde toplamda 19 müsabakaya çıkıp 2 gol kaydetme başarısı gösteren Mesut’un, Hertha Berlin yetkilileri tarafından profesyonel sözleşme imzalatılarak bu yaz A Takım ile kampa katılmasına ve önümüzdeki sezon da A Takım planlamasında yer almasına karar verilmiştir. 30 Haziran 2025 tarihinde sözleşmesi bitecek olan 19 yaşındaki yetenekli futbolcunun bonservisiyle transferi ya da Can Bozdoğan’da yapıldığı gibi kiralık transferi için Beşiktaş cephesinden bir nabız yoklanmalı; olumsuz yanıt alındığı takdirde dahi gelişimi Beşiktaş scoutları tarafından özellikle takip edilmeli diye düşünmekteyim.

Bu yazımda kaleci ve defans oyuncusu için tecrübeli isimleri, orta saha ve forvet oyuncusu için ise genç isimleri tercih etmiş, ağırlıkla ise yerli isimleri sizlere sunmak istemiştim. Bu minvalde inceleyeceğimiz son isim, yakın zamanda adını A Milli Takıma çağrıldığı için duyduğunuz bir başka gurbetçi futbolcumuz: TIAGO SÜER BARBAROS ÇUKUR!

Tiago Çukur, 30 Kasım 2002 tarihinde Hollanda’da doğdu. Bu sezon Watford U23 takımından kiralık olarak İngiliz kulübü Doncaster Rovers’a gönderilen 20 yaşındaki oyuncunun sözleşmesi sona erdi. Tiago, Ocak 2021’de Watford’a imza atmadan önce, 2020 yazında Feyenoord ve AZ Alkmaar genç takımlarından forma giydi. Watford U23 takımına transfer olan Tiago Çukur, Temmuz 2021’de Doncaster Rovers’a kiralık olarak gönderildi. Santrafor mevkisinde forma giyen Tiago Çukur, daha önce Türkiye U17 milli takımında 2, U21 milli takımında ise 5 kez forma giymişti. 1,96 m boyuna rağmen, bir pivot santrafordan çok pasör ve top dağıtan bir santrafor olan genç forvet bu sezon oynadığı 26 maçta 1 gol 1 asist üretti. Fiziki ve oyuncu özellikleri olarak güçlü, teknik, top saklama özelliği yüksek, dar alanlarda etkili, pasör ve gelişime açık bir oyuncu olan Tiago’nun kariyerinde oynadığı toplam 55 maçta 15 golü, 2 asisti var. Skorer tarafının geliştirilmesi gereken 19 yaşındaki milli oyuncunun sahip olduğu fizikisel özellikleri ve Valerien Ismael’in oynatmak istediği oyun yapısı gereği ligimizde etkili olabileceğini düşünmekteyim. Ayrıca Beşiktaş kadrosunda üçüncü santrafor alternatifi ve geleceğe yatırım hamlesi olarak bonservissiz alınmış böyle bir gencin yer almasının “denenebilir” bir hamle olacağını düşünmekteyim. A Milli Takımın Uluslar Ligi’nde oynayacağı maçların aday kadrosuna çağrılan genç ismin süre alması halinde, ülkemizdeki tüm kulüpler tarafından özel olarak takip edileceğini düşünmekteyim.

 

BEN SERDAR BALİ; Borda Mavi Hayatımın Siyah Beyaz Hikayesi

Bu ay, 2021-2022 sezonu şampiyonu olan rakibimiz Trabzonspor’a bir selam çakarak, 1972-1989 yılları arasında iki büyük takımda da futbol oynamış Serdar Bali’nin otobiyografisini sizlere önermek isterim. Son dönemde Beşiktaş ve Trabzonspor’da görev yapmış isimlerin sayısı giderek artmaktadır. Şenol Güneş, Sosa, Olcay Şahan, Dorukhan Toköz bu isimlerden bazıları ve bunlara eklenecek de birçok isim gelecekte olacaktır fakat bu isimler arasında en özellerden biri Serdar Bali’dir. Öyleki kitabın girişinde Özkan Sümer, Ahmet Suat Özyazıcı, Şenol Güneş, Ali Kemal Denizci gibi isimler onun ne kadar özel bir isim olduğunu anlatmaya çalışmışlardır. Serdar Bali kaleme aldığı eserinde doğumundan, ailesine, çocukluk yıllarından futbola nasıl başladığına kadar her şeyi okurlarla paylaşmış ve özellikle İstanbul ile Trabzon arasındaki futbol ve futbolcu ilişkisine ışık tutmaya çalışmış.

Futbolun Trabzon’da ve İstanbul’daki yansımasını çok iyi aktaran, hayal kurdurtan, bir solukta olunacak olsa bile sindire sindire okunması gereken bir kitap olarak gördüğüm otobiyografinin sonunda ise futbolculuk yıllarında yaşadığı fıkra tadında eğlenceli enstantanelerden bahsetmiş.

Özel bir futbolcu, özel bir karakter, hatta Şenol Güneş’in tabiriyle zor futbolcu, zor insan ama iyi bir adam olan Serdar Bali’nin otobiyografisinin, kendi deyimiyle “bordo mavi hayatının siyah beyaz hikayesinin” özellikle okunmasını ve rakiplerden bu karakterde ve bu yetenekte özel isimlerin Beşiktaş ailemize katılması dileğiyle…

Uğur KARAHAN, Haziran 2022